Bazen tanrının oturup AkıllıTV izler gibi bizi izleyip güldüğünü düşünüyorum.
Hapşurmamı 240 fps çekmek için karabiber koklayıp balkon kapısını açtığım beş dakika boyunca salak olmadığımı iddaa edemezsiniz ama bu sigortalı bir işçi olduğum gerçeğini de değiştirmez. Sonuç olarak hala hapşuramadım.
Çünkü biraz paramparçayız her zaman. Çünkü her zaman biraz paramparça.
Bir başka ilanla karşınızdayım. Şu ilanı reblog ile bi’ elden ele yapalım da çabuk satılsın :D
2009 senesinde İstanbul’dan aldığım Sony DSC-T700 kameramı satıyorum, DSLR makineye geçtiğim için.
Bu zamana kadar T700’ü keyifle kullandım, çok hafif & pratik bir makine ve 4GB dahili hafızasıyla hiç kart alma ihtiyacı duymadım. O inceliğine rağmen 4x optik yakınlaştırma yapması oldukça iyidir, kızağını kaydırınca çabucak açılmasıyla şak diye fotoğraf çekmek ve kapatıp makineyi cebinize atmak büyük bir avantaj.
Makine teknik açıdan kusursuzdur, kozmetik olarak da dokunmatik ekranında ufak soyulmalar haricinde problemsizdir. Soyulmalar kullanıma engel değildir ve ekran açıkken fark edilmiyorlar bile.
Ürün kutusu, kitapçıkları, kabloları, şarj cihazı, dokunmatik ekran kalemi, bileklik askısı ile eksiksiz olarak teslim edilecektir. Orijinal Sony kılıfı da hediyemdir.
Fiyat: 289TL (Kargo alıcıya aittir.)
Time Warp‘a selam olsun.
Lost Bilgisayarı 5 bölümlük özel “final” sezonuyla, “Yeniden” sizlerle! Bu birinci bölüm. İlerleyen bölümlerde benim de ufak bir rolüm olacak.
Öyle bir imza düşünün ki, 80 yaşlarında olduğunu düşündüğünüz elleri titreyen bir kadının 10 saniyesini alıyor. 6 imza 1 dakika. 360 imza 1 saat. 80 yaşlarında bir kadının, 360 imza uğruna harcayabileceği 1 saati olması.
5.000’i gördük hamdolsun.
Ankara’da yerler buz.
Sigorta yatmaya devam.
Günde bini aşkın yüz görmek yorucu ama keyifli.
Sadece hayal ederken mutlu oluyoruz bu da bir gerçek.
Ferhan Şensoy’u çok seviyorum, ama o beni sevmezdi muhtemelen.
Zaten sevdiğimiz insanlar, bizi sevmemeleriyle ünlüdür hayatımızda.
Sev memeleri.
Oy.
